tamam-ı sühan
Bâz küştem z`ânci güftem z`anki nist
Der-sühan ma`ni vü der-ma`ni sühan*
hakim senâî
Vedadan ziyade, terk etmek zorunda kaldığımız alışkanlıklarımızdır her ayrılıkta yüreğimizi burkan. Çocuklar kadar hisli, ömrünün kalan günlerini sayan yaşlılar kadar kırılganızdır böyle demlerde. Yollar, ufuklar hele de karlı dağlar yalnız ayrılık icat olsun diye var edilmiş gibidir.
Titreyen kalbimiz, dolukan gözlerimiz ve nerede duracağını şaşıran ellerimiz, ne de çabuk kapılır ayrılık rüzgârına. Her vedada biraz da çaresizlik gizlidir ve en çok bu yüzdendir ölümden acı olması ayrılıkların.
Çoğu veda bile edemeden sessiz sedasız ayrılsa da aramızdan her derginin aslında bir veda sayısı vardır ve çalınan kapılar, açılan sayfalar yalnızca o sayıya doğru taşır dergiyi, telaşla geride bırakılan aylar boyunca. Vakit tamam olduğunda kapanır sayfalar.
Dergiler bilinenin aksine parasızlıktan, ilgisizlikten, küskünlüklerden kapanmaz. Her dergiyi sürükleyen farklı ve gizli bir büyü vardır. Büyü bittiğinde dergi de biter oracıkta ve bir daha asla dönülmesi mümkün olmayan bir dünyada, editörünün ve sevenlerinin hatıralarında kalakalır.
Saatler on ikiyi vurur, yüzler aydınlanır, eşyanın, sayfaların, çehrelerin hakikati gözler önüne serilir ve esasoğlanlar hariç dergi etrafındaki herkes hiçbir şey olmamışçasına hayatına bıraktığı yerden devam eder.
Beş sene önce tam da bu mevsimde ilk sayısı ile okurlarını selamlayan Sühan, elinizde tuttuğunuz sayı ile ağır aksak yürüyüşünü nihayete erdirmiştir.
Kolumuzdan çıkardığımız saatin yerini arada bir yokladığımız, evimizde yeri değiştirilmiş eşyalara bir süre çarpa çarpa dolaştığımız, duvardan indirilmiş bir çerçevenin boş yerini bir zaman yadırgadığımız gibi elbette Sühan’ın yokluğuna alışmak zor olacak bizler için.
Her ayrılık başka vuslatların kapısına taşısa da gidenleri, Sühan için ayrılık ümitlerin ötesinde bir şehirdir ve Tamam-ı Sühan sayısı ile kapadığımız sayfaların ne Sühan ismiyle, ne de başka bir isimle yeniden hayata açılması mümkün değildir. Kalanlara selam olsun…
Beş yıl boyunca bizlerden desteğini esirgemeyen, yanımıza düşüp bu ağır yolculuğa bizimle devam eden herkese teşekkür ediyoruz.
*Şimdiye kadar söylediğim sözlerden vazgeçtim. Çünkü kalpte parlayan ince manaları anlatmaya yeteri kadar söz bulmak mümkün olmadığı gibi, o maksatla söylenen sözlerde de mânâ yoktur.